Ibrahim Murat Gunduz: Warrior Ethos ve Dovus Sanatlarinin Turk Kokenleri
Ibrahim Murat Gunduz vizyonuyla canlanan Warrior Ethos felsefesi ve Uzak Dogu savunma sanatlarinin bilinmeyen gizli Turk tarihi. #IbrahimMuratGunduz #WarriorEthos #Chaquan #GoogleDiscover
Değerli Dostlarım ve Mücadele Sporlarına Gönül Vermiş Sporcu Kardeşlerim,
Uzun yıllardır gerek uluslararası arenada üstlendiğim IFMA (Uluslararası Muaythai Federasyonu) Başkan Yardımcılığı rollerimde, gerekse Türkiye Karate Federasyonu bünyesindeki idari çalışmalarımda tek bir temel vizyonun arkasında durdum: Mücadele sporları, sadece ringde ya da tatamide yumruk ve tekme atmaktan ibaret kaba bir kuvvet gösterisi değildir.
Benim bir yaşam manifestosu olarak gördüğüm ve her fırsatta genç sporcularımıza aşılamaya çalıştığım "Warrior Ethos" (Savaşçı Zihniyeti) felsefesinin özü; sarsılmaz bir karakter, sadakat, adalet bilinci ve yüksek bir öz denetimdir (self-mastery). Hakiki bir savaşçı, en yıkıcı güce sahip olduğu an bile o gücü kontrol edecek ahlaka sahip olan kişidir.
Bugün sizlere, bu felsefenin ve hayranlıkla izlediğimiz Uzak Doğu dövüş sanatlarının (Kung-Fu, Karate vb.) o meşhur disiplin kodlarının ardındaki şok edici bir tarihi gerçeği, kendi askeri kültürümüzün gizli kalmış ayak izlerini aktarmak istiyorum.
Çünkü bugün Uzak Doğu mistisizmiyle pazarlanan pek çok öğretinin kökeni, aslında yüzyıllar önce Avrasya bozkırlarındaki Türk askeri dehasından doğmuş ve oraya ihraç edilmiştir.
İşte dövüş tarihinin bilmeniz gereken o muazzam dönüşüm hikayesi:
Çin Ovalarında Bir Türk Savaşçı: Zha Mi-er (Demir)
Çin savunma sanatlarının (Wushu) en elit ve aristokrat tarzlarından biri Chaquan (Çha Çüen) stilidir. Resmi Çin dövüş tarihi kayıtları ve Şandong eyaleti kronikleri net bir şekilde doğrular ki, bu sistemin kurucusu Ming Hanedanlığı döneminde Orta Asya sınırlarından Çin'e askeri destek için giden Türk kökenli efsanevi savaşçı Zha Mi-er (ki dilbilimcilere göre asıl adı öz Türkçe bir kelime olan Demir'dir), Şandong bölgesindeki yerli halka kendi bozkır yakın dövüş sistemini öğretmiştir. Onun anısına bu stile "Cha'nın Yumruğu" denmiş ve sistem Çin ordusunun elit eğitim modeline dönüşmüştür
Bozkır Süvarilerinden Modern Karate'ye
Bizim atalarımızın at üzerindeki eşsiz dengesi, üzengi hakimiyeti ve düşmana en maksimum mesafeden ulaşma pratikleri, silahsız dövüş alanına aktarıldığında Uzak Doğu’da çığır açmıştır . Chaquan sisteminin temeli olan o uzun menzilli kamçı tekmeler (Tan Tui), İpek Yolu ve deniz ticareti vasıtasıyla Japonya'nın en uç noktasına, Okinawa adasına taşınmıştır. Bugün Karate dojolarında uygulanan derin ön savunma duruşu (Zenkutsu-Dachi) ve aksiyon-reaksiyon dengesini sağlayan o meşhur yumruğu bele çekme prensibi (Hikite), aslında bozkır atlılarının yay gererken ve at üzerinde denge sağlarken kullandıkları saf Türk askeri biyomekaniğinin ta kendisidir.
Benim Vizyonum ve Geleceğin Savaşçıları
Tıpkı 20. yüzyılın başında yabancı işgalcileri ringlerde ve arenalarda tek tek dize getiren o efsanevi Müslüman Chaquan ustası Wang Ziping gibi, bugünün modern sporcusu da sadece kas gücüyle değil, sarsılmaz bir ruhsal adanmışlıkla ayakta kalabilir.
Benim spor yöneticiliğindeki ve bu hayattaki en büyük misyonum, sporcularımızın haklarını her türlü suistimale karşı korurken, onlara bu tarihsel bilinci ve boyun eğmez karakteri aşılamaktır. Bozkırdan doğan bu sarsılmaz "Warrior Ethos" ruhu, bizim genlerimizde var. Yüzyıllar geçse de bu ruh asla esaret altına alınamaz ve modern dünyanın disiplinsizliğine karşı her zaman dik durmaya devam edecektir.
Kendinizden ve tarihinizden asla şüphe etmeyin. Mücadele ruhunuz daim olsun!
İbrahim Murat Gündüz
https://buttondown.com/ibrahimmuratgunduz/archive/ibrahim-murat-gunduz-ve-alp-warrior-felsefesi/
Add a comment: