Görültü Bülten logo

Görültü Bülten

Archives
February 23, 2026

Peter Watkins: Kestirme Yol Yok - Dördüncü Hafta Gösterimleri ve Forum

Görültü’nün Sinematek / Sinema Evi işbirliğiyle gerçekleştirdiği Peter Watkins: Kestirme Yol Yok retrospektifinde bu hafta dört film ve Watkins’in işlediği temaların yanı sıra üretiminin de tartışılacağı bir forumdan oluşan yoğun bir takvim var. 

Haftanın ilk gösterimi 27 Şubat’ta 20.00’de ve retrospektif kapsamında ilk kez gösterilecek olan Gladyatörler (The Gladiators, 1968). Film, yakın zamanda Açlık Oyunları (The Hunger Games) ve Ölüm Oyunu (Battle Royale) gibi filmler ve Squid Game dizisiyle popülerlik kazanan ölüm yarışması temasını işliyor: Dünyanın güçlü devletleri, yeni bir dünya savaşının çıkmasını önlemek için bir ölüm oyunu düzenler. İki tarafın askerlerinin savaştığı “oyun”, televizyondan da sponsorlar ve reklamlar eşliğinde yayınlanır. 

Watkins’in ileriki yıllarda Irak Savaşı gibi canlı yayınlanan savaşları, izleyicinin şiddete ekranlardan tanık olması ve uyuşması ile belki bunların etkisiyle gelişecek ölüm yarışmaları temasını öngördüğü film, yönetmenin karanlık gelecek tasvirlerinden bir diğeri. Çekildiği 1968’in umutlu atmosferine uyum sağlayamayan ve birkaç gösterimin ardından ortadan kaybolan filmi, Görültü ekibinden Murat Güneş’in sunumuyla izleyeceğiz. Biletler Mobilet’te satışta.

1 Mart Pazar günü tüm gün Watkins’le meşgul olmak isteyenlere hitap edebilecek bir program var. Yönetmenin BBC’de çalıştığı erken döneminden iki film, Oscar ödüllü Savaş Oyunu (The War Game) ve Culloden Muharebesi (Culloden), 14.00’te ikinci ve son kez gösterilecek. Watkins, Culloden Muharebesi’nde 1745’teki Jakobite ayaklanmasını canlı savaş yayını gibi yaratıcı bir dille aktarıyor. Ayaklanma çok kısa sürse ve tahtın sahibinin zaferiyle sonuçlansa da film savaşın sonrasını, Kuzey İskoçya halkı için yarattığı büyük yıkımı da gösteriyor. 

Soğuk Savaş sırasında İngiltere’ye atılabilecek bir atom bombasının olası etkilerini yine haber belgeseli türünde işleyen ve BBC tarafından yasaklanan Savaş Oyunu ise Watkins’in nükleer karşıtı filmlerinin 14,5 saatlik Yolculuk’tan önceki örneği (Geçtiğimiz Cumartesi ve Pazar günü Yolculuk’u izleyenlere selam olsun). Her ikisi de sahte belgesel türündeki bu iki film, akademisyen Esin Paça Cengiz’in sunumuyla gösterilecek. Cengiz’e sunumu için şimdiden teşekkür ederiz. Biletler Mobilet’te.

Watkins’i üretim araçlarının dışına iten ve kurumlarla mücadelesini başlatan bu dönem, yönetmenin kitlesel medyaya karşı yıllarca sürdüğü eleştirilerin de başlangıcı oldu. Watkins’in eleştirilerinin ve o dönem yaşadıklarının günümüze yansımalarına dair şu yazıyı da sizlerle paylaşalım: 

Inside the BBC’s Gaza Fiasco • EQUATOR

How the world’s most trusted media organisation fell apart

Retrospektif kapsamında ikinci ve son kez gösterilecek diğer film ise Ceza Kampı. Watkins’in en bilinen filmlerinden olan Ceza Kampı, ABD’li muhalifleri çölde cezalandırdıkları bir ölüm kampı hakkında sahte bir belgesel. Watkins, sistematik devlet şiddetini Avrupalı bir film ekibinin haber filmi olarak kurguluyor. Film, yayımlayacağımız Peter Watkins kitabına da katkıda bulunan sinema yazarı ve programcı Senem Aytaç’ın sunumuyla gösterilecek. Aytaç’a hem kitaba katkısı hem de sunumu için çok teşekkür ederiz. Biletler için adres yine Mobilet.

Bu gösterimlerin arasında ise Watkins’in filmlerinin uzmanlar tarafından analiz edilmesinden ziyade izleyiciler tarafından tartışılmasına verdiği değerden yola çıkarak retrospektife dahil ettiğimiz forumların ilki düzenlenecek. 

16.15’te başlayacak forumda tartışılacak konular katılımcılara bağlı. Bizim aklımıza şu sorular geliyor: 

  • Watkins’in kitlesel medya eleştirileri bugünden bakınca nasıl gözüküyor? 

  • Halkın bilgiye ulaşma özgürlüğünün kısıtlanması veya bilginin medya tarafından manipüle edilmesi sosyal medya sonrası nasıl değişti? 

  • Tarihi geçmiş dönemlere hapsetmezsek ve şimdiki zamanda yankılanan bir süreç olarak kabul edersek isyan hareketleri bize ne söyler? 

  • Devlet şiddeti, sansür, astronomik silahlanma bütçeleri gibi konulara odaklanan politik bir sinema, Watkins’in önerdiği gibi hiyerarşiyi aşma yollarını düşünerek mi üretilmelidir?

  • Watkins’in amaçladığı gibi sistemleri görünür kılmak bugünün dünyasında ne anlama gelir? Sistemleri görünür kılmak ile komplo teorileri nasıl ayrılır? 

  • Watkins filmlerini bugün Türkiye’de izlemek bizlere neler düşündürdü? 

Bu sorular elbette bağlayıcı değil; gündemi sizlerle birlikte oluşturmayı isteriz. Önerilerinizi bekliyoruz.

Gösterimlerde ve forumda görüşmek dileğiyle.


 






 

Don't miss what's next. Subscribe to Görültü Bülten:

Add a comment:

Instagram
gorultu.org
Powered by Buttondown, the easiest way to start and grow your newsletter.